Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Hz. Muhammed’e hakaret içeren karikatür nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 6 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini, bunlardan 3’ünün gözaltına alındığını bildirdi.
Tunç, ulusal televizyon kanallarında yayımlanan canlı yayınlarda konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Soruşturma kapsamında Hz. Muhammed’e hakaret eden karikatürü çizen kişiyle birlikte 3 şüphelinin gözaltında olduğunu belirten Tunç, diğer 3 kişi için de adres tespit çalışmalarının sürdüğünü söyledi.
İfade Özgürlüğü Başka Bir İnancın Kutsalına Saldırı Hakkı İçermez
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Türk Ceza Kanunu, halkın dini değerlerini alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde cezalandırılacağını belirtir. Bunu düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmek mümkün değil. İfade özgürlüğünün kapsamını hem Anayasamızda hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde açıkça belirlenmiştir. İfade özgürlüğü, başka bir inancın kutsalına saldırı hakkını içermez.”
Hz. Muhammed’e Hakaret, Provokasyona Dönüşmesine İzin Verilmemeli
Soruşturma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tunç, kişilerin hak ettikleri cezaları alacağını ve olayın kamuoyunu provoke etmeye yönelik kullanılmaması gerektiğini vurguladı.
“Burada özellikle bu karikatürü çizenlerin tabii ki amacının ne olduğu açıkça ortada. Dine yönelik bir saldırı var. Sadece İslam dinine değil Hazreti Musa Peygamberimize de hakaret ederek dinler noktasında özellikle bir provokasyon söz konusu. Her bireyin kutsal kabul ettiği değerlere saygı göstermek sadece bir ahlak kuralı değil, aynı zamanda toplumsal barışın, hoşgörünün ve birlikte yaşama kültürünün vazgeçilmezidir.”
“Bu çerçevede halkın dini değerlerine alenen aşağılamak Ceza Kanunumuza göre de kanun koyucu tarafından suç sayılmıştır. Tabii bu düzenleme sadece cezai bir müeyyide değil aynı zamanda kamu barışını korumak için yapılan bir düzenlemedir. Çünkü toplumun dini değerlerine yapılan saldırılar bireysel bir ifade biçimi olmaktan çıkıp, halkı kin ve düşmanlığa sevk eden bir provokasyon aracına dönüşebilmektedir. Burada korunan yarar, kamu barışıdır ve kutsal saydığımız değerlerin korunmasıdır.”
Demokratik Tepkimizi Ortaya Koyalım, Provokasyona Gelmeyelim
Tunç, açıklamalarında Türkiye’nin huzur ortamını hedef alan küçük fakat etkili grupların olduğuna dikkat çekti.
“Ülkemizin huzur ve güvenliğini bozmak isteyenler bunu yapıyor. Terörsüz Türkiye hedefimiz var. Daha çok huzura, daha çok barışa ihtiyacımız var. Bu kapsamda iç cephemizi güçlendirmemiz gerekirken, düşüncesi, dini ve inancı ne olursa olsun hep beraber tek vücut olmamız gereken bir zamanda bu şekilde bir provokasyona yönelip, özellikle toplumda bir karışıklık meydana getirmeye çalışan bir azınlık var. Tabii bunlara kesinlikle müsamaha edilmeyecektir.”
Yargımız İlk Andan İtibaren Harekete Geçti
Adalet Bakanı, adli makamların olayın ardından hızlı şekilde süreci başlattığını hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Konu suç teşkil ettiği için de yargımız bu konudaki hassasiyetini hemen ilk dakika itibaren göstermiştir.”
“Şimdi burada tabii bunların niyeti toplumda bir karışıklık ortaya çıkarmak. Hedefleri kamu barışını bozmak ve toplumsal huzuru bozmak, milletimizin huzurunu kaçırmak. Dolayısıyla buna fırsat vermemek lazım. Bunların bu çirkin provokasyonuna, oyununa gelmemek lazım. Haklı demokratik tepkimizi ortaya koyalım. Ama tabii bunun sınırını elbette ki biliyoruz. Sosyal medyada, televizyonlarda tepkilerini ortaya koyan arkadaşlarımız var. Bu anlamda bu çirkin eylemi protesto ederken özellikle onların amaçlarına ulaşmasını engellememiz lazım.”
Tunç, adli makamların ilk andan itibaren olaya müdahale ettiğini ve gereken tüm işlemlerin titizlikle sürdürüldüğünü sözlerine ekledi.
